Yalnızım yine…
Hiç kimse yok, uğraştığım bir şey de
yok aslına bakarsan. Öylece oturuyordum sessiz odamda ama rahat bırakmadın yine
Hilal, yine düşüncemi esir aldı hatıran. Hesap soran, kızan yüzünün hayali
duruyor sanki karşımda.
Ben atlatamadım bir türlü bu travmayı,
hala etkisi sürüyor bende. Nasıl kurtulacağım bilmiyorum ama insanlar arasına
karıştığımda biraz sıyrılıyorum bu ruh haletinden ama yalnız kaldığım şu andaki
gibi kilitleniyorum, isteksiz oluyorum en sevdiğim işlerden biri olan okumaya karşı
bile. Bakıyorum cümlelerimi duyuracak bir seni bulamıyorum, ben de yazıyorum
işte böyle.
Hani ben böyle yazıyorum ya, senden ne
istiyorum onu da bilmiyorum. Neden yazıyorum, neden sana sarf ediyorum bu
sözleri bilmiyorum ama içimde kalsın istemiyorum. Sana bir yararı da olmayacak
bunların, belki hiç okuyamayacaksın bile ama rahatlıyorum biraz olsun içimi
döktüğüm zaman bu beyaz sayfalara.
Gidişini kabullenemedim, gitme demediğim
için, diyemediğim için, “gitme” demeye hakkımı kaybettiğim için hep kızdım
kendime ve kızıyorum. Böyle olmamalıydı. Çok saçma bir cümle oldu farkındayım
ama öyle çaresizim ki, aklımdan çıkaramıyorum sana yaşattıklarımı. Hele bir de o kadar güzel anlar geçirdikten
sonra karanlık günlerin gelmesini sindiremedim içime bir türlü. İhanetten,
nankörlükten öte bir şeydi belki benimkisi ama inan istemeden oldu… Yine saçma
oldu farkındayım ama anlatamıyorum bir türlü, en büyük sıkıntım bu, bir de
artık anlatabilsem bile böyle bir şansım olmadığı. İyi değilim be Hilal, hele
yalnız kaldığım şu zamanda. Ve merak ediyorum sen nasılsın…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder