18 Şubat 2013 Pazartesi

2. MEKTUP


Yalnızım yine…

         Hiç kimse yok, uğraştığım bir şey de yok aslına bakarsan. Öylece oturuyordum sessiz odamda ama rahat bırakmadın yine Hilal, yine düşüncemi esir aldı hatıran. Hesap soran, kızan yüzünün hayali duruyor sanki karşımda.

         Ben atlatamadım bir türlü bu travmayı, hala etkisi sürüyor bende. Nasıl kurtulacağım bilmiyorum ama insanlar arasına karıştığımda biraz sıyrılıyorum bu ruh haletinden ama yalnız kaldığım şu andaki gibi kilitleniyorum, isteksiz oluyorum en sevdiğim işlerden biri olan okumaya karşı bile. Bakıyorum cümlelerimi duyuracak bir seni bulamıyorum, ben de yazıyorum işte böyle.

         Hani ben böyle yazıyorum ya, senden ne istiyorum onu da bilmiyorum. Neden yazıyorum, neden sana sarf ediyorum bu sözleri bilmiyorum ama içimde kalsın istemiyorum. Sana bir yararı da olmayacak bunların, belki hiç okuyamayacaksın bile ama rahatlıyorum biraz olsun içimi döktüğüm zaman bu beyaz sayfalara.

         Gidişini kabullenemedim, gitme demediğim için, diyemediğim için, “gitme” demeye hakkımı kaybettiğim için hep kızdım kendime ve kızıyorum. Böyle olmamalıydı. Çok saçma bir cümle oldu farkındayım ama öyle çaresizim ki, aklımdan çıkaramıyorum sana yaşattıklarımı.  Hele bir de o kadar güzel anlar geçirdikten sonra karanlık günlerin gelmesini sindiremedim içime bir türlü. İhanetten, nankörlükten öte bir şeydi belki benimkisi ama inan istemeden oldu… Yine saçma oldu farkındayım ama anlatamıyorum bir türlü, en büyük sıkıntım bu, bir de artık anlatabilsem bile böyle bir şansım olmadığı. İyi değilim be Hilal, hele yalnız kaldığım şu zamanda. Ve merak ediyorum sen nasılsın…

                                                                                                        7 Mayıs 2007/İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder