Bugün doğum
günün Heidi. Düşünüyorum da bir yıl önce bugün kızgındın bana, kalbi kırık
biriydin hala öyle olacak ki mesafeler bir türlü daralmadı aramızda. Bir anda
kayboluverdin, gittin. Sana her baktığımda o malum olaydan sonra gözlerinde hep
bir mahzuniyet ve hüzün vardı ya da bana öyle geldi. Benim, senin yanında olmam
hep o kalp kırıklığını ve aldatılmışlığı hatırlatıyordu belki, oyuna
gelmişliği. Ama ben unutturabilirim diye düşünmüştüm, daha sağlıklı bir
arkadaşlık için bir başlangıç yapabiliriz diye düşünmüştüm. Gel gör ki
istanbul’un bir Pazar günü seninle buluştuğumuzda o hüznün hala yerinde
durduğunu gördüm ve yanımdayken kaçıp kurtulmak ister gibiydin anladım ki seni
rahatsız ediyordum artık ve çekilmeye karar verdim hayatından.
Günler geçti, ben alıştığım bir
insandan daha fazla uzak kalmaya dayanamadım. Tekrar görüşmeye başladık, ben bu
kadar kolay pes etmeyi yediremedim kendime, kırdığım bir kalbi tamir etme, daha
iyi bir duruma getirme için daha fazla şey yapabilirdim, bunun için sana teklif
ettiğim görüşmeme kararından vazgeçtim. Bu seni mutlu mu edecekti, huzursuz mu
edecekti bilmeden. Ama gördüm ki verdiğim rahatsızlığın sonu olmayacaktı sende,
olmadı da zaten ki, bu sefer sen gittin.
Ben beceriksizliğimin bedelini seni
belki de hiç görmemek üzere kaybederek ödeyecektim, ödüyorum. İki arada bir
derede kalmıştım v.s gibi konulara girmeyeyim ama sana bir yer bulmaya çok
uğraştım Heidi hayatımda, ama olmadı dedim ya beceriksizlikti benimkisi.
Kendimi bir kenara bırakıp, seni
üzdüğüm, kırdığım ve bir hayal kırıklığına uğrattığım için pişmanlığım uzun
süreceğe benziyor, iyi ki doğmuşsun Hilal ama keşke ben hiç olmasaydım
hayatında diyorum yaşattıklarıma bakınca, özür dilerim Heidi, özür dilerim…
12.06.2007 (Karabük)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder